2015

GELİNCİK ANA (2.675m)




gelincik ana sultan dağlarının en yüksek noktası ve eber,akşehir,beyşehir,eğirdir göllerinin zirvede görüldüğü  tek yerdir.





tırmanış hazırlığı sabahın erken saatlerinde dereçine kasabasından başlayıp,

kahvede son sıcak çayın içilmesinden sonra çantaları gıda ile destekleyip beklemeye başladık.





bayram çini hocamızın rehberlik edeceği tırmanışta yürüyüşün başlayacağı noktaya kadar traktör ile çıktıktan sonra ayaklara kuvvet :)





ilk zirvem olacağı ve ilk grup yürüyüşüm olduğu için biraz heyecanlı biraz sabırsız,zirveye koşarak çıkma isteği ile karışık bir şekilde yürüyüş devam etti,tabi öncünün önüne geçip tempoyu artırdığım içinde fırça yemedim değil,dağın kurallarını kısa sürede kavrayıp gruba uyum sağladım.





zirve defterine yaklaştıkça içinizin kıpır kıpır olduğunu,bununda yüzünüzde salakça bir ifade doğurduğunu,ama beraber tırmandığınız bu sert adamlar ile paylaşmanın salakça bir düşünce olacağından korkmayın,paylaşin rahatlarsınız :)


şileden keskin(istanbul-kırıkkale)

büyük bir sevinç ile başladım tur hazırlıklarına çünkü yaşamak için gerekli kaynağın yolda olduğunu öğreneli epey oldu.
1 eylül günü yola çıkmaya hazırlanırken,31 ağustos öğleden sonra dayanamayıp pedal sallamaya başladım,yüzyıllar boyunca denizcilere yol göstermiş şile fenerinden.

nerde başladığım ve nereye gitmek istediğim belli idi sadece,nerede ve ne zaman olmam gerektiğine dair bir fikrim yoktu ve olmamalıydı,tedirğin edip beni huzursuz ve somurtkan bir ruh haline bürüdük ten sonra sadece bisiklet sürmüş olmak için yola düşmüş birinden farkım olmazdı. oysa ben ruhumu doyurmak için yola çıkmıştım.

bisikletçi miyim yoksa gezgin mi sorusunu sorar oldum kendime,bisikletten az anlayan gezgin galiba
çotanak findiğin ağaçtaki hali,giresun sporun loğosunda yer alır.
bisikletin heybelerini tamamlayarak yükün dağılmasını doğru bir şekilde sağladıktan sonra sürüş keyfi asıl o zaman başladı.

bir su şişesi ile kaç gün idare edilir? şileden çıktığım gün su satın almadan kamp attığımda tutumlu olmadığımı ve bir şeyler yapmam gerektiğini sağladı boş pet şişe,yolculuğum boyunca su satın almadan çeşmelerden doldurarak yola devam etme kararı aldım,çöp üretmeyecek,para harcamayacak,zor durumda kalınca çözümü parasını verip almakta aramayacak,küçük bir çözüm.



yolda ne yerseniz hayatınızda yediğiniz en güzel şeydir.
en güzel makarnayı,sucuklu yumurtayı ve garnütürü yolda yedim desem yalan olmaz.


sayısız dost edindiğim doğrudur, arayıp sorarım hepsinide,fakat özlediğim hayvan dostlarımda yok değil son kalan sucuğu yemeyip dostumla paylaştıktan sonra öğlen uykusuna böyle başlamıştı.




yoldan korkmamak gerek,korku yavaş ve acılı bir ölümün habercisidir.
pablo narudonun  yavaş yavaş ölürler şiirinde anlatıldığı gibi rüyalarını gerçekleştirmek için risk almayanlar.



gittiğim her şehirde müzeye bedava girmek gibi bi şansım olmuyor.

hayvanat bahçelerini mahsum bi yer sanmayın soğuk betonun üzerinde titreyen ayı yavrusunu görünce görmeseydim keşke demek mumkum.

en çok sorulan sorular 
1-nerelisin?
2-deli misin?
3-neden motor almadın?
4-çok paran var mı?
ilk sorunun rahatsız ediciliği kadar can sıkıcı bir şey yoktur,insanlara hesap vermek bir şeyleri açıklamak yada ön yargılarından dolayı huzursuz olmak.


ayakların keyfi
ağaçların üstünde bir asma körünün ne işi olabilir?
abi sen baharda görecen burayı.












yolculukta temizliğe çok dikkat etmek lazim,bedensel ve içsel olarak rahatlamak için her gün düş alınmalı e haliyle tüm çeşmeler bu iş için kullanmak gereke bilir.


yağmur sonrası oluşan ilginç bulut,patlamamı oldu sorusunu akla getiriyor.


doğa ananın sunduğu nimet yosun lif,deterjan olmadan yağın ve ocağın oluşturduğu isi çıkarmak için ince kum ve yosun ile ovalayarak temizlemek mümkün,çobanların çay yapmadan önce hafif bir çamur yapıp çaydanlığın etrafına sürdüğünü görmüştüm,su kaynarken çamur kuruyor ve tabaka oluşturarak çaydanlığın is olmasını engelliyor,temizlemek için suya tutmak yada silmek eterli oluyor.


yaşam ve ölüm denen çizginin ortasında kalmak bu olsa gerek,sigara ile gelen ölüm :)

yeşil çamda tüm filmlerde ankaraya gelen birinin bir kaç saniyede olsa  atatürk heykeli ile aynı karede görmek mümkün. hal böyle iken ben ve karahindibamda uğramak istedik.

12 gün ne yaptım; ruhumu dinlerdirdim,çevreyi ve yeni insanlar ile tanıştım, ve bu fotoğrafı çektiğimde gökkuşağını neden kovaladığımı anladım. fikri abiye bıkmadan bir kaç saat anlatmıştım, boş şeyler  demişti, iyide kimin için?

KAMP MALZEMELARİM


Kamp için kullandığım malzemelerin hafif ve dayanıklı olmasına dikkat ederim tabi bu seçenekler fiyatı etkiliyor, içlerinden en ucuz ve dayanıklı olanları seçtim;

 OPTİMUS NOVA OCAK: kullanışlılık açısından süper,azıcık pahalı hafif taşınması kolay.temizliği zor,bakım gerektiren uğraştırıcı yanları mevcut.Bio dizel ile denemeyin.


YEMEK SETİ:iki kişilik yemek setim,bir tencere,bir çaydanlık ve bir adet tavadan ibaret,is tutmadıkça temizliği ve taşınması kolay.

 
ÇADIR:bisiklet için çadır seçimi çok önemli hantal ve ağır bir şey olmamalıdır.kısa bir süre önce QUICKHIKER ULTRALIGHT 2 aldım.deneyip göreceğiz.


UYKU TULUMU VE MAT: Husky magnum  uyku tulumu -15 dereceye kadar koruma sağlıyor,yağmur geçirmez,iç kısım nefes alıyor ve 1850 kg ağırlığında.şişme mat 730 gr ağırlığında ve küçücük konforlu ve 3 cm kalınlığında

 HEYBELER: ön ve arka olmak üzere toplam 5 adet heybe taşımaktayım,1 tanesi gidon çantası xlc kombinasyonunu tamamlamış oluyorum böylece,xlc carrier tur heybesi ve su geçirmez. 9x4 litre kapasite ile yaptığım turlarda ihtiyacım olan her şeyi taşıyorum. 


ÖN BAGAJ TAŞIYICI: malum ön heybelerin taşınması için bu zımbırtıya da ihtiyaç var sağlam dayanıklı ve heybeler ile uyumlu fakat amartisörlü maşaya uygun idi,bir önceki bisiklet için alınmıştı,tubus ön bagaj alana kadar uyumluluk sorunlarını kelepçe ile çözüp kullandım.


uzun zamandır kullandığım sandalet bağlantı noktalarını değiştirdim iki kere her şarta tam performans.




columbia waterproof  techlite yazlik bir bot darbeyi yumusşatmak için desletkli alt taban var.
üst taraf yoğun bir şekilde hava alıyor,kış için uygun değil,ben uzun süre yağmurda giydim bosnada içi ıslaktı hep,kuruması zaman alıyor.




kısaca

Çocukken bisiklet sürememiş,bu aşkı yıllarca içinde taşımız ilk bisikleti ile beş parasız Van da 500 km'yi 10 günde giderek yılların acısını çıkarmış,haritaya kırmızı kalem ile çizdiği Karadeniz(980 km) rotasını 2014 yılında gerçekleştirmiş,karadeniz aşığı olarak tüm karadeniz şehirleri ile birlikte toplam 30 şehiri dolaştı,sırnıstan,bosna,karadağ,
arnavutluk,
kosova,makedonya ve bulgaristan rotasını bitirdi.bisikletin yanı sıra analog siyah-beyaz fotoğraf çekmekte,dağ yürüyüşü,zirve tırmanışı,satranç,apaçi kanosuna ilgi duymakta,Yaşar Kemal ve Gabriel Garcia Marquez büyük hayranıdır. AKÜ de öğrenci,en büyük hayali bir gün bisiklet ile VAN-ANJUGRAMAN turu yapmak
karahindiba II toplama bisikletin adı TAŞINIYORUM :)

© Gökkuşağını Kovalamak Tüm hakları fadil pala ya aittir. Giriş Fadıl Pala basın