Ekim 2016

Sirbistan

Merhabalar
Acilarim beni sarip yok etmeden once gitmem gerekiyordu,sartlari cok fazla zorlayip tum hazirliklari tamamladim,kendim yola hazirdim fakat göbegim ve bacaklarim o kadarda istekli degildi,beni yipratan gergin is ortamindan sonra,kendimi yollara vurdum yetmedi abimde adsiz bisikleti ile eşlik etti ve macera başladi.afyona
Uçağa böyle aldilar
gidip geldikten sonra tüm şartlar sağlanmiş oldu,atatürk havaalanindan belgrad uçağına binip nikola tesla havaalaninda indim.pasaport ivirzivir işlerini hallettikten sonra içerde bisikletimi topladim,beni izleyen türk turist kafilasinin sorularinida cevapladim o arada tabi :) sonra dişari çıkıp içime oksijeni çektim istediğim şey buymuş karahindibam ile yolda olmak.şehirde
Kazadan sonra 
bir kaç tur attim,çadir kurmak için uygun bir park buldum ve alişveriş yapmak için markete giderken mazgala takilan ön teker benimde ağir olan çantalari dikkatsizlik sonuçu öne takmam,tekerin iyice mazgala oturmasina neden oldu ve cok hizli bir şekilde bir kaç takla attim.çimlere
Nasil yaptiğimi defalarca anlatmam gerekti:)
düştüm neyseki hizlica kalkip arkama baktim,trafik tikanmiş,bisikletin maşasi kullanilmayacak durumda,biri gel hastaneye gidelim diyor,eşyalarimi topluyorlar,ben sersemlemiş bir şekilde bekliyorum,bende bir şey yok,iyi diyorum en fazla yeni bisiklet alip devam ederim,bir süre ne yapacağima karar vermek için yolun kenarinda bekledim.sonra bisikletçiye götürüp yeni maşa ile devam etmek için taksi aradim,beni götürmesi için fakat kimse bisikleti almayi kabul etmedi,bisikleti orada kilitleyip çantalar ile tamirci aradik durduk tüm gün,pazar olduğu için kapali hepsi,bulduğumuzda malzemesi yok,bu arada taksicinin canina minnet,tüm şehri gezdik bir kaç farkli taksi ile,hostele yerleştim ve pazartesi şansimi tekrar denemek için devam edecektim.bu arada taksimetre çildirdi adam çok mutlu olduğu için bisikleti almayi kabul etti,o gün 50 € verdikten sonra ertesi gün yuruyerek bir bisikletci buldum,adamlarda her şey var,fakat yarin gel diyorlar :)


olmaz bende yardim edeyim bitirelim bu gun,tabi yol boyunca en iyi arkadaşim olan google transtet ile anlaşiyoruz,sonra bir usta geldi,kesti biçti,uydurdu,yetmedi frenleri biraz aşaği indirmek için,fren bacaklarini matkap ile deldi,o zaman ibrahim abiyi hatirladim,sprel ve cekicin ne kadar önemli olduğunu kendisine haksizlik etmişim özür diliyorum:)
Tüm sorunlari halledip yola çiktim,sabaća doğru.

Şunu açiklamada fayda var,bu bir yariş değil,kaç km yol umrumda değil,bu gazete için yazilmiş ve okuyucu çekmek için yazilmiş bir yazida değil,yazim hatalarida umrumda değil.burasi benim dünyam,burada kral benim :)
 şaka şaka
 kazazedenin ayağa kaldirilmasi bana pahaliya mal olmuştu,iki gece hostele para vermiş taksiye ve bisikletçiye. Şehir hayati bana göre değil,diyip girmiştim köy yoluna,belgradan bosnaya kadar yollarin dümdüz olmasi çok iyi geldi,ben kendimi dağlara hazirlamiştim fakat onlar beni ilerde bekliyormuş:)
 üç gün devam eden kocaman bir ovada bisiklet sürdüm,iki şeritli bir yol,emiyet şeridini arnavutlukta görecektim ancak,ve tüm ülkenin trafik kazasinda öldüğüne beni inandiran yol kenarındaki anitsal mezarlar,bosnada çok abartilisini görecektim,makedonyada bağış kutulari eklenecekti birde.
loznicaya kadar misir tarlalari devam etti,ve mali Zvornik ten bosnaya bir akşam üzeri geçtim,ülke o kadar düzdü ki tadi damağımda kaldı :) sirbistana karşi çok önyargiliymişim her şey yolunda gitti,insanlar çok kibar ve cana yakin temiz ve sakin, Sirbistanda dört  gün boyunca tercübe ettiğim kadari ile.
fotoğraf albümü Görüntülemek için tıkla

adsız bisikletin macerası

sapanca gölüne gitmek için bisikletleri eyüpten sirkeciye kadar sürüp,metroya attık,attık dediğime
bakmayın koridorların çoğunu bisiklet ile geçtik,yürüyen merdivenlerden indirdik ve kartalda inip,şehrin yarı trafiğinden kurtulmuş olarak devam ettik,bir diğer yarısı bizim körfeze kadar gitmemize izin verdi,akşam olunca çadırı kurup sıra bekleyen yük gemilerini izledik.çadır,yemek gece manzaraya karşı çay içmek bunlar harika şeyler,çayı yapmak için benzinli ocak kullanıyorum,arada benzin bitiyor tabi benzinliğe gittiğimde plakam olmadığı için,tc kimlik numaram ile her yerde benzin almışımdır,gece yarısı yemek yapacakken benzin bitti ve petrolde görevli arkadaş inatla araçlar dışında kimseye benzin satmadığını söyledi,
öyle kaldık. etrafta biraz odun toplayıp öyle yaptık neyse ki.
sabah güzel bir kahvaltı yapıp devam ettik, ve istediğimiz gibi göle sıfır bir kamp alanı suyu ve tuvaleti üstelik ücretsiz bir yer bulduk :) birde bizim gibi çadırda kalan bu amca ile oturup kahve içtik akşamları.sabah sapanca gölünün manzarasına karşı kahvaltı yapıp yoğun oksijeni içimize çektik.sonra çadırımızın önündeki banka oturup gün boyu kitap okuduk,kitaba ara verip bisikletlere bakım yaptık,akşam olunca çayımızı demleyip yıldızları izlemeye devam ettik.sonraki gün için afyona gidelim dedim abime "gele bildiğim kadarını geleyim" dedi.bisiklete pek güvenmiyorum,tekeri her an kopacakmış gibi :) tekeri kopmadı ney seki,tekeri bile patlamadı. Kartepe belediyesinden başlayıp,bereketli Pamukovadan geçip,Bileciğe yakın kamp attık,çok güzel bir yer olduğunu sabah olunca gördük,yakında buraya geri dönüp tekrar kamp yapacaktım :) gece domuzcukları dereye hünharca atlama sesleri eşliğinde gök yüzüne baktık.bir sonraki gün için hazırız, Eskişehire doğru yola
çıktık,orada topladığımız domatesler ile yaptığımız kahvaltıdan sonra,ağaçlar azalmaya dağlar görünmeye başlayınca bizde yorulmaya başlıyoruz.durup çok fazla fotoğraf çekiyoruz,çünkü abim fotoğrafçı ve çok heyecanlıyım,daha önce 50 km üstü bir yolculuğa çıkmamış,biz her gün 100 km yapıyoruz,Eskişehir'den afyona geçerken buna 30 km daha ekleyeceğiz,her gün biraz yokuş biraz daha uzun yol,Eskişehir'de bizi misafir eden güzel bir dost ile buluşup şehrin kalbinde bir gezintiye çıkıyoruz.uyku tulumunda
uyumak yok bu gece ayaklarımı savura savura yatacağım.telefonlar makinalar,yedek piller evdeki tüm prizlere takılıyor,50 krş çay bulunca iskemleye çöküp abanıyorum çaya,sabah sabah yokuş ile başlıyoruz,akşama doğru bizi neyin beklediğini az çok tahmin ediyorum,afyona 130 km var ve seyit gaziden geçerek gideceğiz,meşhur frig vadilerinin bir kısmını da göreceğiz,en önemlisi bu gün tırmanıp geri ineceğiz ve tekrar tırmanacağız.bir ara bor madeni  çıkarılan kırka köyüne geldik afyona 50 km var,ama biz 1043 rakımdayız,afyon 21 metre  aşağıda :)afyon-eskişehir il sınırı bizim için çok ilginç ve sıra dışı oldu,eskişehirden geldiğimiz o çok kötü yol bitti ve 4 şeritli cam gibi yol başlarken,çam ormanı bir anda geride kaldı.yolun büyük bir kısmını hızlı hızlı gidip yapacağım balkan turuna hazırlıyorum kendimi,cafer gazlıgöl girişinde köpeklere yakalanmış ve düşmüş bisikletten,neyseki kendisinde ve bisiklette hiç bir şey yok.
abim ile böyle bir yolculuğa çıkabilecek kadar şanslıyım,cedric in hep dediği gibi eğer abinizle istanbuldan afyona 75 tlik bir bisiklet ile seyahat ediyorsanız hayat çok güzel :)

video

 düştükten sonra çekilen video yoldan:


 

kısaca

Çocukken bisiklet sürememiş,bu aşkı yıllarca içinde taşımız ilk bisikleti ile beş parasız Van da 500 km'yi 10 günde giderek yılların acısını çıkarmış,haritaya kırmızı kalem ile çizdiği Karadeniz(980 km) rotasını 2014 yılında gerçekleştirmiş,karadeniz aşığı olarak tüm karadeniz şehirleri ile birlikte toplam 30 şehiri dolaştı,sırnıstan,bosna,karadağ,
arnavutluk,
kosova,makedonya ve bulgaristan rotasını bitirdi.bisikletin yanı sıra analog siyah-beyaz fotoğraf çekmekte,dağ yürüyüşü,zirve tırmanışı,satranç,apaçi kanosuna ilgi duymakta,Yaşar Kemal ve Gabriel Garcia Marquez büyük hayranıdır. AKÜ de öğrenci,en büyük hayali bir gün bisiklet ile VAN-ANJUGRAMAN turu yapmak
karahindiba II toplama bisikletin adı TAŞINIYORUM :)

© Gökkuşağını Kovalamak Tüm hakları fadil pala ya aittir. Giriş Fadıl Pala basın