ismini telaffuz ettiğinizde o ülkenin halkı,yaşadıkları ülkenin ismini duyunca size hiç avel avel baktı mı :)
çok garip bir duygu ulan,acaba yanlış bir şey mi söylüyorum dedirtiyor,bizim koyduğumuz isim,üstelik kültürel olarak ta çok yakınken,bu kadar mı uzak olur.

bosnadan karadağa geçerken manzara
   Ülkenin çok dağlık olmasından kaynaklı sanırım verdiğimiz isim. Bosnanın trebinje şehrinden itibaren başlayan dağ yolu,beni yeni yollar aramak durumunda bırakınca,telefonda kullandığım harita uygulamasında ülkeye giden ve yokuşu olmayan yollar aradım ve buldum,karadağın sınırına yaklaşınca kontrol noktasının olmadığını gördüm,vadi içerisinde uzanan ve iki köy arasında devam eden bir toprak yol,ülkeye kaçak girmek istemediğim için aynı yolu geri gelip,yokuşlu yolun başında uzun uzun baktım,yol ormanda kaybolup gidiyor ve dağın zirvesi bulutların içinde.
bahçelerinde çadır keyfi :)
masaldan farksız 
   müzik çaları takıp keyifli bir şarkı açtım ve tırmanmaya başladım.yolda mamedova ve ceylan ertem her gün beni hüzünlendirip neşelendirdiler. 17 km'lik yol üç saat sürdü, kontrol noktasına vardığımda bir polis arkadaş diyip durdu,bildiği tek türkçe kelime bu idi sanırım :) karadağın bosna sınırından itibaren çok az pedal çevirerek karadağın arnavutluk sınırına kadar olan keyif yolculuğum böylece başladı :) 200 km yol ve sürekli iniş daha ne olsun. bu ülke sıradan bir monotonluk ile devam etti,önce niksic varıp şehirde biraz turladıktan sonra danilovgrad varıp çadır kurmak için bir ev sahibinden izin aldım,bahçesinde çadırı kurup sohbete başladım,kültür alış veriş böyle başlıyor sanırım,meşhur yapılar ile fotoğraf çekmek arka planda.

:(
Mitrovic ailesi ile muhabbet sohbet gecenin geç saatlerine kadar devam etti,evin hanımı şimdiye kadar içtiğim en iyi türk kahvesini yaptı, o likör kahvenin olmasa olmazı :) sabah kahvaltı yaptıktan sonra o harika kahveden bir tane daha içip,başken podgorica ya doğru devam ettim. yolda bir kaç köpek ile kovalamaca oynadıktan sonra başkentte ilgi çekici bir şey bulamayıp,şehir pazarı,şehir dışındaki kaya ve dere yataklarını gezdikten sonra kale etrafında uzanan derede ördekleri izleyip,işkodra gölü kıyılarında gözleme kulelerinde etrafı seyredip iki günde geçtiğim yolu düşünüp keyfini çıkardım. plan yapmadan gitmiş olmama rağmen aklımda arnavutluk yoktu,sınır kapısı 5 km ilerde iken gitmemek olmazdı :) albüm

yorum yapmayı unutmayın :)

z | f

kısaca

Çocukken bisiklet sürememiş,bu aşkı yıllarca içinde taşımız ilk bisikleti ile beş parasız Van da 500 km'yi 10 günde giderek yılların acısını çıkarmış,haritaya kırmızı kalem ile çizdiği Karadeniz(980 km) rotasını 2014 yılında gerçekleştirmiş,karadeniz aşığı olarak tüm karadeniz şehirleri ile birlikte toplam 30 şehiri dolaştı,sırnıstan,bosna,karadağ,
arnavutluk,
kosova,makedonya ve bulgaristan rotasını bitirdi.bisikletin yanı sıra analog siyah-beyaz fotoğraf çekmekte,dağ yürüyüşü,zirve tırmanışı,satranç,apaçi kanosuna ilgi duymakta,Yaşar Kemal ve Gabriel Garcia Marquez büyük hayranıdır. AKÜ de öğrenci,en büyük hayali bir gün bisiklet ile VAN-ANJUGRAMAN turu yapmak
karahindiba II toplama bisikletin adı TAŞINIYORUM :)

© Gökkuşağını Kovalamak Tüm hakları fadil pala ya aittir. Giriş Fadıl Pala basın