Avrupa'nın Hindistan'ı olarak tarif edile bilecek bir şehir İşkodra,kargaşanın başkentine hoş geldiniz. Karadağ da gölün kenarından bisiklet sürmeye çıkmıştım,güzel kuşlar ve manzarası var demişlerdi,öyleydi gerçekten,suyu görerek bisiklet sürmeyi seviyorum,ilk yaptığım turdan itibaren böyle devam etti,deniz,göl veya dere mutlaka biri oluyor,sınır kapısında sıra beklemeden hızlıca geçtim her kesin benim kadar şanslı olduğunu söylemek zor olur,en son arabanın koltuklarını sokup arama yapıyorlardı :)

ülke harıtası
 ülkeye girdiğim anda emmiyet şeridini gördüm ilerde biter diye hemen sevinmedim,ney seki bitmedi
bir Türk firması yolu yapmış,yol kenarında köylerden Türkçe bilen çok kişi vardı,yol yapımında çalışmışlar.
küçük bir köyde çadır kurdum,göl kıyısında halk ile muhabbet sohbet derken bir baktım kahvede Türk dizisi izliyoruz,bu tarz şeyleri arkadaşlarımdan duymuştum,genelde arap yarım adasında kızlar yapıyorlardı :)
çok şey etmemek lazım boku çıkar demişler,kahvede yolda tanıştığım arkadaş ile otururken biri geldi,baya ilgili falan soruyor bir şeyler, bizde gezginiz ya,tüm sorulara cevap vereceğiz,ben polisim pasaport diye tüttürdü,olmaz öyle şey önce sen kimliğini göster dedim,bir süre bu tartışma devam etti,arkadaşım kalk gidelim adam sarhoş,kalktık pasaportu isteyen adam kasaya geçti :)
-ahanda bura senin mi?
işkodra girişi
-evet,sana para yok deyip çıktık.
biz çıkarken adam aynı şeyi tekrarlayıp duruyordu "pasaport",yav he he :)
sabah çakı gibi yola koyuldum,yol boyunca en korktuğum yokuşları arkada bırakmış,düz bir ülke ve emmiyet şeridi var,hız yapmamak için bir neden yok,Mike Bailey ile yolda tanıştık ve o gün beraber bisiklet sürdük.akşama doğru o tirana ben kukes doğru devam ettim.yolda gördüğüm bir elektrik santralinde bizim bayrak,içeriyi gezdirdiler sohbet ettik biraz,keyifli bir gün,gece bir cennet hurması ağacının altına çadır kurdum ve makarnayı ocağa koydum,gökyüzü berrak,dağın yamacında sessizlik daha ne olsun.eksik bir şey var oda su,daha önceki turlarda bir su alıp tüm turu tamamladığım oldu,burada kırsal dayım çoğu zaman ve risk almak istemediğim için çoğunlukla su satın alıyorum,tabi makarna yapınca kahve için su kalmadı,ilerde bir ışık yanıyor,gecenin karanlığında nasıl bir cesaret ise aldım matarayı feneri kapıyı çaldım,aman allahım gargamelin annesi :)
denişik bir mezar 
geriye doğru iki adım attım ve şu istediğimi söyledim,anlamayınca şişeyi kafaya diker gibi yaptım,rakiya kelimesini yakaladım,ahanda yandık karı çirkinlik abidesi birde sesi yükselmeye başladı,koşarak uzaklaştım,çocukken izlediğin çizgi film karakterinden bir gün su isteyeceğim aklıma gelmezdi,

   sabah uyandığımda bisiklete şöyle bakıp yola devam ederim,önceki gün bisikleti yormuştum,hafif seslerde gelmeye başlamış,ön göbek dağılmak üzere çıkardım,yara kremi ile yeni bilyeler dizdim ve yola devam ettim en yakın şehir 35 km ilerde,şehre 15 km kala bilyeler yola  dökülmeye başladı :)
çocukken ne oynardık be 
başladım otostopa,büyük araçlar çok seyrek geçtiği için baya bekledim.bir süre sonra bir hafriyat kamyonuna attık ve yola koyulduk yol baya eğlenceli şarkılar türküler eşliğinde gittik,ben o ara telefonu şarja taktım o son görüşüm oldu,şehirde inip bisikletçiye vardığımda hatırladım tamirden sonra mola verdiğimiz kafeye gidip adamı sordum bir gün sonra buldum adamı yeminler etti burada değil diye, buda böyle bir anımız anlatırız diye yola devam ettim.
tabı kosova ile kukse arasındaki yolu iki kere gidip geldim o gün kamyonu bulurum diye.
güzellikler 
yolda tanıştığım insanlara sonsuz minnet borçluyum,ihtiyacım olan anlarda hep yanımda oldular,konyada 7 ay önce misafiri olduğum mehmet yıldırım mesaj attı,prizende akşam kahvesi içtik :)
devamı kosova yazımda




1 yorum add one

  1. Gargamelin annesine sesli güldüm çok güzel olmuş...

    YanıtlaSil

yorum yapmayı unutmayın :)

kısaca

Çocukken bisiklet sürememiş,bu aşkı yıllarca içinde taşımız ilk bisikleti ile beş parasız Van da 500 km'yi 10 günde giderek yılların acısını çıkarmış,haritaya kırmızı kalem ile çizdiği Karadeniz(980 km) rotasını 2014 yılında gerçekleştirmiş,karadeniz aşığı olarak tüm karadeniz şehirleri ile birlikte toplam 30 şehiri dolaştı,sırnıstan,bosna,karadağ,
arnavutluk,
kosova,makedonya ve bulgaristan rotasını bitirdi.bisikletin yanı sıra analog siyah-beyaz fotoğraf çekmekte,dağ yürüyüşü,zirve tırmanışı,satranç,apaçi kanosuna ilgi duymakta,Yaşar Kemal ve Gabriel Garcia Marquez büyük hayranıdır. AKÜ de öğrenci,en büyük hayali bir gün bisiklet ile VAN-ANJUGRAMAN turu yapmak
karahindiba II toplama bisikletin adı TAŞINIYORUM :)

© Gökkuşağını Kovalamak Tüm hakları fadil pala ya aittir. Giriş Fadıl Pala basın